Gerçek hayat ve sosyal ağlar
Bugün okuduÄŸum “FACEBOOK PROFİLİNİZ NE KADAR SİZSİNİZ?“ haberindeki bir bölüm çok fazla dikkatimi çekti.
Haberde ilgimi çeken bölüm;
Hepsinin öne çıkarmak istediği, belki de gerçek yaşamda bir türlü ulaşamadığı bir kişilik özelliği ya da hayat biçimi vardı. Bu genç insanlar üzerlerine bir türlü oturmayan giysilere bürünmeye çalışıyorlardı.
—–
İnternette arkadaşlarınızı, çevrenizi hatta ailenizi izleyin. İnternet üzerinde en etkin tarafları gerçek yaşamlarında en eksik olduğu kısımlar. Kısa bir süre dikkatli izlediğinizde bunu farkedeceksiniz.
Özellikle çok meşhur olanlarına bakalım;
- Sürekli Mevlana sözleri paylaşanların(Kibirli insanlardan yakınanların) gercek hayatlarında ne kadar egolu insanlar olduğunu göreceksiniz.
- Ya da sürekli birşeylere tepki gösterenlerin, gercek yasamlarında ne kadar sessiz kaldiğini göreceksiniz.
Peki ne yapmalı? (Bana göre)
- İnsanları internette yazdıklarına göre değerlendirmeyin. (İyi ya da kötü)
- İnternet üzerinden arkadaşlarınızla ya da tanımadıklarınızla çok fazla sohbet etmeyin. (En yakınlarınızdan bile soğumanıza neden olabilir bu durum)
- Birine mesaj veren paylaşımlardan kaçının. Bunu bir kez yaptığınızda diğer tüm paylaşımlarınızda mesaj aranacaktır.
- Sosyal ağlarda yazdıklarınıza çok ama çok dikkat edin. İşinizi, eşinizi ve daha bir çok şeyi sosyal ağlarda söylediklerinizden dolayı kaybedebilirsiniz. (Son zamanlarda sosyal ağlarda yazılanlardan dolayı işten atılmaların sayısı çok fazla arttı)
- Sürekli internette olmayın. Offline yaşayın, online kısım(internet) ise sadece hayatınıza artı katan birşey olsun, tüm hayatınız olmasın!
-
İçeriğinizin okunmasını artıracak tavsiyeler
Sosyal ağlar henüz hayatımıza çok fazla girmemişken, iyi içerik üreten web sitelerinin en büyük sorunu, içeriğini fazla kişiye ulaştırmaktı.
Ancak sosyal ağların hayatımızın en büyük parçası olması ve link paylaşımlarının artmasıyla, bir içeriğin okunması için, o içeriği fazla kişiye ulaştırmak yetmiyor. İçeriğin uzunluğu, içerikte video varsa, videonun uzunluğu, görsel kullanımı, başlık seçimi gibi bir çok etken yazının okunmasını etkiliyor. (Düşünün her gün kaç tane link gözünüze çarpıyor?  Benim cevabım; Çok çok fazla)
Benim izlenimlerime göre aşağıdaki özellikleri barındıran içerikler daha az okunuyor;
- Uzun cümlelere sahip içerikler
- Uzun paragraflara sahip içerikler
- 0,59 sn’den uzun videoları barındıran içerikler
- Görselsiz içerikler
- İyi bir başlığı olmayan içerikler (Sosyal ağlarda yazınızın linkine tıklanmasını sağlayacak olan yazının başlığıdır.)
İçeriğinizin okunmasını sağlamak için benim tavsiyelerim;
- Kısa ve öz cümleler kurun.(Twitter’a yazacakmış gibi)
- Uzun paragraflar yerine cümlelerden sonra alt satıra geçip, boşluk verin.(Yılmaz Özdil tarzı)
- Uzun videoları parçalara bölerek verin. (10 dakikalık videoyu 3 parçaya bölün)
- İçeriğinizi destekleyecek görseller kullanın(Abartmadan. Yazınız görsellerin arasında kaybolmasın)
- İçeriÄŸinizin baÅŸlığını iyi seçin. (Twitter’daki tıklanma sayısını artıracaktır)
- İçeriÄŸiniz ile baÅŸlık tamamen alakasız olmasın. (BaÅŸlık’tan dolayı içeriÄŸinize ulaÅŸan insanlar, içerik farklıysa, içeriÄŸiniz faydalı olsa dahi okumayacaktır.)
Ne anladın? Niye öyle anladın?
Herhangi birisiyle yüzyüze karşılıklı konuşurken;
1. Düşündüğünüz,
2. Söylemek istediğiniz,
3. Söylediğinizi sandığınız,
4. Söylediğiniz,
5. Karşınızdakinin duymak istediği,
6. DuyduÄŸu,
7. Anlamak istediÄŸi,
8. Anladığını sandığı,
9. Anladığı,
Yani insanların birbirini yanlış anlaması için en az 9 ihtimal var.
Hadi bunu bir de internet’e taşıyalım. İhtimallerin sayısını düşünebiliyor musunuz?
Siz tek bir birey olarak bir şey paylaşıyorsunuz, bunu görenler;
- Dostlarınız
- Arkadaşlarınız
- Sizi sevenler
- Sizi sevmeyenler
- İş bağlantınızın olduğu insanlar
- İş ortaklarınız
- Eski dostlarınız
- Eski sevgilileriniz
- Anneniz, babanız
- Eski öğretmenleriniz
- Patronunuz
- Çalışma arkadaşlarınız
…. Bu listeyi sayfalarca uzatabiliriz.
Sizin yazdığınız ya da retweet ettiğiniz birşeyi üstteki listede yer alan herkes farklı anlayacaktır ki bunu yüzyüze söyleseydiniz, karşınızdakinin yanlış anlaması için 9 ihtimal vardı.
Herhangi biriyle yüzyüze konuÅŸma fırsatı varken hatta konuÅŸurken tüm söylediklerini es geçip Twitter’da paylaÅŸtığı saçma sapan bir gönderi için;
- ne demek istedi
- kesin bana laf soktu
- kesin birşey ima ediyor (uzatılabilir liste)
diye düşünüyorsanız, işiniz çok zor. 24 saat yetmeyecektir bunların hepsini düşünmeye.
Sonuç olarak Twitter ve Facebook hesaplarımda kişisel paylaşımları tamamen bırakıyorum.
En sevdiÄŸim hobim olan “Sosyal aÄŸ profillerimden ve blogumdan bilgi paylaÅŸma“‘ya devam edeceÄŸim.
Doğuş yayın grubunun projesi; Yenimedyaduzeni.com
DoÄŸuÅŸ yayın grubunun projesi Yenimedyaduzeni.com‘u yeni farkettim.
Mashable tarzında bir duruşu var sitenin. İnternet ve teknoloji üzerine güncel haber ve bilgi yayınlıyorlar.
Sitenin altyapısının WordPress olması beni hem ÅŸaşırttı hem de sevindirdi. WordPress gibi uzmanları tarafından sürekli geliÅŸtirilen, her türlü eklentinin mevcut olduÄŸu bir yazılım varken, bir web sitesi için sıfırdan yazılım yaptırmak çok mantıklı deÄŸil bana göre. (WordPress’in yettiÄŸi durumlarda) Ajanslar artık kurumsal alanda veya diÄŸer bir çok alanda WordPress kullansada, web projesi yaptırmak isteyen kiÅŸilerde WordPress’e karşı olma gibi bir durum var. Genelde ilk söyledikleri;  ”Blog kurmayacağız biz” oluyor. Oysa ki WordPress ile ÅŸuan e-ticaret sitesi dahi yapılabiliyor.
Yenimedyaduzeni.com şuan ki durumuyla takip edilebilecek bir site. Bu tarz güncel ve faydalı içerik üreten sitelerin daha da artmasını umuyorum. İnternette ne kadar bilgi kirliliği de olsa, bunların çoğunluğu kopya içerik, şuan hala bir çok konuda internette içerik bulamıyoruz.
Yanlış ve Doğru
Bugün Ahmet Durul hocamla sohbet etmeye gittim. Ortaköy The House Cafe’de her zamanki yerde oturduk, o anlattı ben dinledim.
Hocamın anlattığı bir hikayeyi çok beğendim ve burda paylaşmak istedim;
Doğru ya da yanlış;
Kime göre? Neye göre? Hangi şartlarda?
Bir resim yapmış birisi. Bir açıdan bakınca genç bir kadın gözüküyor, başka açıdan bakınca yaşlı bir kadın gözüküyor.
Resimdeki genç ve yaÅŸlı kadını sadece 10 sn, 10′ar kiÅŸiye göstermiÅŸler.
Genç resme 10 sn bakan 10 kişi asıl resimde genç kadını görmüş.
Yaşlı resme 10 sn bakan 10 kişi asıl resimde yaşlı kadını görmüş.
Hangisi yanlış? Hangisi doğru?
Hayatta böyle doÄŸru ya da yanlışı ÅŸartlar ve durumlar belirler…
Başarı Hız, Odak
“Hayat kısa”
Bu sözü sık sık söylüyoruz. Peki uygulamada yani hayatımızda, hayatın kısa olduğunu aklımıza getiriyor muyuz?
Bir fikrimiz olduğunda ya da bir karar aşamasında ne kadar da çok vakit kaybediyoruz.
Düşündüğümüz; geçmiş tecrübeler ve gelecekteki sonuç ve tabi ki başarısız olma korkusu. Burada 2 güzel sözü hatırlayalım;
Fark yaratmak için sona değil, sürece odaklan.
siz başarısızsınız demek değil, henüz başaramadınız demektir. Robert H. Schuller
Bu 2 sözden de anlayacağımız üzere asıl yapmamız gereken;
- O yaşadığımız sürece odaklanmak
- Başarısız olmaktan korkmamak. Hızlı karar almak ve uygulamak
Dipnot: Artık yazılarımı kısa yazma kararı aldım. Başlığı ben atıyorum ve konunun özünü kısaca yazıyorum. Detaylı düşünme ve yorumlara kısımlarını siz sevgili ziyaretçilerime bırakıyorum
Sık yapılan hatalar 1 – Fikri ve bilgiyi paylaÅŸmama
Şimdiye kadar bir çok kişide, en sık rastladığım hatalardan bir tanesinden bahsetmek istiyorum;
bilgiyi paylaşmama ve fikirleri insanlara açmama..
Çok iyi bir fikriniz bile olsa, bu fikri kendinizde tuttuğunuz sürece o fikrin tek bakış açısı olacak, üstünde istediğiniz kadar düşünün belli bir yere kadar geliştirebileceksiniz. O fikir bir yerde gelişimini tamamlayacak.
Ancak fikrinizi ve bildiklerinizi diğer insanlara da anlattığınızda, fikri anlattığınız her insan bildiklerinize farklı bir bakış açısı katacak, fikrin  gelişimini bir üst seviyeye taşıyacak.
BaÅŸkası bildiklerinizi alıp kullansa veya fikrinizi çalsa dahi hiç bir problem yok bana göre. Siz yeterli eforu sarfettiÄŸiniz sürece kimse sizi geçemeyecektir. Çünkü o fikri karşınızdakinden önce düşünen, o fikre ve bilgiye aÅŸkla baÄŸlanan, karşınızdaki kiÅŸiye o fikri anlatan sizsiniz. Unutmamak gerekir ki ne Google ne de Facebook alanındaki ilk örnek deÄŸildi, benzerleri vardı ama Google’ın kurucularındaki ve Mark Zuckerberg’teki fikre olan aÅŸk diÄŸerlerinde yoktu.
Bu yüzden tavsiyem bilginizi, fikrinizi olabildiğince fazla kişiyle paylaşın.
Facebook’tan yeni özellik
Facebook’ta bugün yeni bir özellik farkettim. Birisiyle arkadaÅŸ olunduÄŸunda, arkadaÅŸlık nedeni denebilecek bir özellik eklenmiÅŸ.
Üstteki görüntüden yeni özelliği görüyoruz. Arkadaş olan 2 kişinin, YBK organizasyonuna katıldıktan sonra arkadaş olduğu bilgisini eklemiş Facebook.
Google’dan üniversite öğrencilerine ücretsiz eÄŸitim
Google, bu yıl ilk defa düzenleyeceÄŸi  “Google Genç Ajanslar Akademisi” ile anadolu’daki 8 üniversitenin öğrencilerine dijital pazarlama eÄŸitimi verecek. Google’ın bu eÄŸitimle hedefi, gençlerin internet çağında aktif rol oynamasını saÄŸlamak, onları büyümekte olan internet reklamcılığı sektöründe giriÅŸimciliÄŸe teÅŸvik etmek ve baÅŸarılı olmaları için gerekli becerileri kazandırmak.
Google Genç Ajanslar Akademisi, “ücretsiz Adwords eÄŸitimi”ile baÅŸlayacak sonrasında “Google genç ajanslar yarışması” ile devam edecek. Bu yarışma da her üniversitenin en baÅŸarılı katılımcıları “Google genç ajanslar eÄŸitim kampı” ismindeki kampa katılacak ve dijital ajans kurmanın tüm detaylarını öğreniyor olacak.
Eğitime katılabilecek olan üniversiteler;
- Eskişehir Anadolu Üniversitesi
- Karadeniz Teknik Üniversitesi
- Akdeniz Üniversitesi
- Çukurova Üniversitesi
- Erzurum Atatürk Üniversitesi
- Pamukkale Üniversitesi
- Gaziantep Üniversitesi
- Konya Selçuk Üniversitesi
Ayrıntılı bilgi ve kayıt için Google’ın genç ajanslar akademisi sayfası;
http://www.google.com.tr/intl/tr/youngagentsacademy/index.html
Dipnot.tv yazım;
http://www.dipnot.tv/4883/Googledan-universite-ogrencilerine-ucretsiz-egitim-.aspx
Åžok geliÅŸme: Google Adwords de engellendi.
Google’ın ücretsiz blog serisi blogspot’un engellenmesinin ardından Google’ın gelirinin büyük bölümünü oluÅŸturan Adwords servisine eriÅŸim de engellendi. Google’în bu engelleme üzerine ne yapacağı büyük merak konusu. Google’ın Türkiye’deki ofisinin çoÄŸunlukla Adwords servisiyle ilgilendiÄŸi ve Google’ın Türkiye’den saÄŸladığı kazancın neredeyse tamamının Adwords’ten olduÄŸu biliniyor.
Türkiye’den giriÅŸlerde ÅŸuan sadece “Bu siteye erisim mahkeme karariyla engellenmistir.” yazısı çıkıyor. Engellemeyle ilgili ÅŸuana kadar Google’dan bir açıklama yapılmadı.
Kaynak : http://dipnot.tv/4807/sok-gelisme-Google-Adwordsde-engellendi.aspx



