Twitter kullanımı üzerine tavsiyeler
Twitter’da birini takibe almak, onun sizi takibe alması için yeterli bir durum değildir.
Twitter’da beni her gün ortalama 10-15 kişi takibe alıyor ve bir o kadarı da takipten çıkıyor. Bunların hepsini takip etmak zaman kaybından başka birşey olmaz.
Birini takibe aldığınızda onun da sizi takip etmesini istiyorsanız, o kişiyle iletişim kurmanızı tavsiye ederim. Takibe aldığınız kişilerin tweetlerine “sadece yazmış olmak için değil” mention atmanız önemlidir. Bu sizin için iyi bir izlenim oluşturur.
Aslında sadece takip ve takipçi sayılarına takılmak çokta anlamlı değil. Kişisel markalaşma amacıyla Twitter’da bulunuyorsanız, takipçilerinizle olan iletişiminiz, takipçi sayınızdan daha önemlidir. Takipçilerinizle sürekli iletişimi kurduktan sonra zaten takipçi sayınızda olan artışı da göreceksiniz.
Son olarak en çok yapılan yanlıştan bahsetmek istiyorum. Bir kişiyi takibe aldıktan bir süre sonra sizi takibe almaması nedeniyle onu takipten çıkarsanız, bu sizin için çok kötü bir izlenim oluşturacak. Bunu kesinlikle yapmayın.
Şirket web sitelerinde bilgi paylaşmak
Şirketler, web sitelerinde sadece ürünlerini tanıtmak yerine ziyaretçileri için kendi iş alanında faydalı bilgiler de vermelidir. Bu şirket için çok faydalı bir hareket olacaktır.
Faydalar;
- Şirketin web sitesi, müşteriler için sadece bir afiş değil, bilgi edinebilecekleri bir yer olacaktır.
- Müşterilerin şirketin bilgisine ve kalitesine olan güveni artacaktır.
- Google’da görünürlük artacaktır.
Başarı, mutluluk, doğru adım atmak
Şimdiye kadar ki tecrübelerime dayanarak hayatta ve özellikle iş hayatında başarılı ve mutlu olabilmek için atılması gereken “bana göre” doğru adımları yazmak istedim;
Benim uyguladığım metodlardan bir kısmı;
- Her zaman planlı yaşayın
- Hızlı karar verin, hiç bir zaman kararsız kalmayın ya da karar süreniz uzun olmasın
- Planlarınızı hemen uygulamaya geçirin, vakit kaybetmeyin
- Farklılaşın, hiç kimsenin gitmediği yerlere gidin. Hiç kimsenin yapmadığı şeyler yapın..
- Cesur olun, farklı adımlar atmaktan korkmayın, zorluklar sizi yıldırmasın.
- Bulunduğunuz ortamlarda sizi bir adım öne çıkaracak herhangi bir özelliğiniz olsun. Bir çok konuda bilginiz olsun ama bir konuda en iyi olmaya çalışın. (Herhangi bir şarkıcının tüm şarkılarını bilin ya da herhangi bir alanda uzmanlaşın)
- Fedakarlık yapın. Mutlu ve başarılı olabilmenin yolunda ilerlerken fedakarlık yapmaktan kaçınmayın. (500 TL kazanacağınız bir işe giderken, 10 Tl taksi parası vermekten çekinmeyin, motivasyonunuzu üst düzeyde tutun) (Sevdiklerinize vakit ayırın gerekirse tüm işlerinizi, randevularınızı iptal edin)
- Motivasyonunuzu sürekli en üst düzeyde tutmaya çalışın, bunun için çaba gösterin. Motivasyonunuz olmadığı zamanlarda aynı konu üzerinde uğraşmayın, farklı şeyler yapın.
- Planlarınıza uyup uymadığınızı takip edin.
- İlerlemenizi raporlayın.
- Başarısız olduysanız, bunu kabul edin, yanlışlarınızı bulup, düzeltmeye çalışın.
- Hiç bir zaman, hiç bir konuda mazeretlere sığınmayın, yanlışlarınızı kabul edin
- Başarılı olduysanız, bu bir son değil, yeni bir başlangıçtır. Kendinizi herşeyin üstünde görmeyin
Bardağı Yere Bırakın, Düşsün!
“”Alıntıdır”"
Profesör elinde içi dolu bir bardak tutarak dersine başladı.
Herkesin göreceği bir şekilde tutuyordu ve ardından sordu: – “Bu bardağın ağırlığı sizce ne kadardır?”
- ’50 g’ , ’100 g’ , ’125 g’ diye öğrenciler yanıtladı.
- “Bardağı tartmadıkça gerçekten ben de bilemem. Ama benim sorum şu ki: ‘Bu bardağı birkaç dakikalığına tutsaydım ne olurdu?’ dedi Profesör.
- “Hiçbir şey” diye yanıtladı öğrenciler.
- “Tamam, peki bir saat boyunca tutsaydım ne olurdu?” diye sordu Profesör bu kez…
- “Kolunuz ağrımaya başlardı efendim” diye öğrencilerden biri yanıtladı.
- “Haklısın, peki şimdi ben bir gün boyunca tutsam ne olurdu?” diye sorusunu yineledi Profesör.
- “Kolunuz iyice ağrır, kas spazmı gibi sorunlar yaşardınız ve hastaneye gitmek zorunda kalırdınız!” diyerek kendi cevapladı. … Tüm öğrenciler çeşitli yorumlar yaptı ve gülüştüler.
Profesör: – “Peki, tüm bu sorunlar olurken bardağın ağırlığında bir değişme olur muydu?” diye sordu. – “Hayır” diye hep bir ağızdan yanıtladı öğrenciler.
-“Peki, o zaman kolun ağrımasına ve kas spazmına neden olan neydi?” diye sorarak öğrencilerinin kafalarında bir soru işareti yaratmak istedi. Öğrenciler bulmaca çözermişçesine düşünmeye başladılar.
Ardından Profesör: – “Acıdan ve ağrıdan kurtulmak için ne yapmam gerekir bu durumda?” diye farklı bir soru yöneltti.
Bir Öğrenci: – “Bardağı bırakın düşsün!” diye yanıtladı.
- “Kesinlikle!” dedi, Profesör.
Hayatın problemleri de böyle bir şeydir. Onları kafanda birkaç dakika tutarsın. Bir sorun yokmuş gibi görünür. Uzun bir süre düşünürsünüz, başınız ağrımaya başlar. Daha uzun düşünürseniz, artık sizi bitirmeye ve hiçbir şey yapamamanıza neden olur.
Hayatınızdaki mücadeleleri ve problemleri düşünmek önemlidir; fakat daha önemlisi onları her günün sonunda, uyumadan önce yere bırakmaktır (bardak gibi). Bu şekilde strese girmez ve her gün taze bir beyin ile uyanır ve her konuyla ve yolunuza çıkan her mücadele ile başa çıkabilecek güçte olursunuz!
“”Alıntıdır”"
Twitter’da bir açık ya da özellik
Twitter biraz önce tesadüfi bir açık ya da bir özellik keşfettim.
Tweet atarken
RT @username
şeklinde tweet attığınızda, o kişinin(username) son tweetini otomatik olarak retweet etmiş oluyorsunuz.
Hatta o kişinin son tweet’i bir başkasının tweeti ise(Retweet ise) o tweeti retweet ediyor.
Bu bir özellik mi yoksa Twitter’ın bir açığımı bu konu hakkında bilgim yok.
22 Ağustos ve Muhabbet Kralı
Bu akşam yayınlanan Muhabbet kralından ve Twitter’daki yorumlardan çıkardığım bir sonuç;
İnternette farklı alanlardaki büyük site sahipleri; Zannettikleri
Sözlük sahipleri; İnternet sadece sözlükten ibaret
Gazeteci; İnternet saadece Twitter’dan ibaret ve insanlar sadece haber okuyor, başka hiçbir uğraşları yok
Sosyal medya ajans sahibi; İnternet sadece Facebook’tan ibaret, yaşasın Seeding
Forum sahibi; İnternet sadece forumlardan ibaret, forumlar ölmez
Girişimci; İnternet (ileride) sadece kendi projesinden ibaret (olacak)
Uzatılabilir bir liste..
Sonuç olarak herkes kendi çalıştığı alanı internetin tamamı zannediyor.
Bütün anlaşmazlıkların nedeni de bu EGO.
22 Ağustos’ta olacak engellemelerin konuşulması ve tepki gösterilmesi gereken bir programda ne yazık ki sözlüklerin kapışmasını izledik.
Bir diğer yazık konuda konukların bu yasakları konuşurken sadece sözlükleri konuşması.
Yasaklanması gereken siteler arasındaki; Çocuk istismarına karşı yazılar yazan bir sitenin olmasını, bir emlakçının sitesinin olmasını ve bunların neden yasaklanmasının istediğini hiç kimse konuşmadı. (ve daha konuşulmayan bir çok konu var)
Bir diğer yazık konuda (bence) bu durumdan faydalanmak isteyip, programa bağlanan CHP milletvekilinin Gökhan Ahi’nin sorusuna cevap verememesi.
300 bin-400 bin kişinin Facebook’ta katılacağım dediği yürüyüşe de muhtemelen 5-10 bin kişi katılır, sözlükçüler de kavga eder vs. 22 Ağustos’ta da internetimiz engellenir, rahatlarız.
Dipnot: Programa katılanlardan bir tek dinlenmeye değer Gökhan Ahi vardı. Gökhan beye teşekür ediyorum.
Google’ın yeni algoritmasına hazır mısınız?
Google yeni bir algoritma ile çok yakında karşımıza çıkacak. Bu yeni algoritma ile ilgili ayrıntılı bilgiyi “Google Algoritma Değişikliği” yazısından okuyabilirsiniz.
Yazıyı incelerseniz bu algoritmanın “Guardian, NY Times, Mashable, TechCrunch, WordPress” gibi siteleri olumlu etkilediğini, kopya içerik barındıran siteleri de olumsuz etkilediğini açıkça görüyoruz.
Algoritma kısaca, kaliteli sitelerin arama sonuçlarında gösterilmesi, kalitesiz ve kopya içerik barındıran sitelerin ise sıralamalardan elenmesi.
Burada sorulması gereken sorular;
- Sitemizi nasıl kaliteli yapacağız? Google, kaliteli site kavramını neye göre belirliyor?
Cevaplar;
- İçerik kalitesi en önemli kısım. İçeriğiniz kesinlikle kaliteli olmalı. “Surviver canlı izle” vb. başlıklı içeriklerle, Google’da üst sıralarda kalıcı olamazsınız.
- Sitenin kaliteli olmasını en çok etkileyen faktörlerden bir tanesi de güncel olması.
Siteniz mutlaka kaliteli ve güncel içerikten oluşmalı. Sitenizi belli aralıklarla güncellemelisiniz.
Bu olmazsa olmaz 2 maddeden sonra Google’ın kaliteli site kavramına uymak için +(artı) olarak yapmanız gerekenler; (bunlar sizi öne çıkaracak)
- Sosyal medyayı çok iyi kullanmalısınız. İçeriğiniz özellikle Twitter’da ne kadar çok paylaşılırsa Google üzerinde o kadar kaliteli olursunuz. Çok fazla kişi tarafından beğenilen bir haber Google tarafından da beğenilecektir. (Güncelliğini kaybetmeyen, sürekli paylaşılabilen bir içerik olması çok daha iyi olacaktır.)
- Yazılarınızı ziyaretçileri yorum yapmaya teşvik eder şekilde bitirin. Yazılarınızın altına ne kadar fazla yorum gelirse, sayfanızda sizin haricinizde kendiliğinden oluşan özgün içerikte o kadar fazla olacaktır. Sürekli olarak özgün içerikle güncellenen bir sayfada Google üzerinde kaliteli olur.
bir ipucu;
- Friendfeed ve Twitter hesapları açarak sitenizi bu hesaplara bağlayın. Böylece içerikleriniz otomatik olarak bu hesaplarda paylaşılacaktır.
- Bu Twitter hesaplarının takipçi sayısını artırmaya çalışın.
- Eğer ki takipçi sayısını artıramıyorsanız, bu hesabın takip ettiği kişi sayısını artırın. (bu, Google’ın sayfanızı daha fazla ziyaret etmesini sağlayacaktır.)
Özet;
“Guardian, NY Times, Mashable, TechCrunch, WordPress”
Bu sitelerin ortak özelliği;
- Özgün içerik
- Güncel içerik
- Sosyal ağlarda inanılmaz paylaşım sayıları
Sonuç;
Yapılması gerekenler aslında çok zor değil ;)
Değişim
Her an, her saniye, her dakika.. herşey değişirken.. Hala uzun planlar mı yapıyorsun?
Yaptığın planlar, kurduğun hayaller….Hiçbir şey istediğin gibi olmayacak!
Herşey ya daha iyi ya da daha kötü olacak! Ama kesinlikle herşey planladığın gibi olmayacak!
plan yap, hayal kur, hedeflerin olsun, heyecanlı ol…
ancak bunlara bağlanma…bugünü unutma..bugünü terk etme..
O an bulunduğun anı yaşa.
Gelecek kaygılarının ve geçmiş yaşanmışlıklarının yaşadığın o anı bozmasına izin verme.
Ahmet Durul hocadan bir son söz;
Her şeyi garantiye almakla herşeyi oluruna bırakmak aynı şeydir. Her şeyi oluruna bırakırsan hiç bir şey ters gitmez
Bu yazıyı okuyan sevgili ziyaretçime son sözüm ve tavsiyem;
Herşeyi oluruna bırak ve bulunduğun anı yaşa…
Pazarlama, Markalama ve Reklamda 12 Günah
Hulusi Derici‘nin Pazarlama, Markalama ve Reklamda 12 Günah seminerini izleyen Neslihan Ercan, bu 12 maddeyi twitter hesabında paylaşmış ama sürekli akan tweetler arasında bu maddelerin kaybolmaması için bloguma eklemek istedim. O 12 madde;
1. Günah: Basit olamamak (basitsizliğe örnek: Google vs. Yahoo, Nuhun Ankara vs. Pınar; samimiyetsizliğe örnek: Cem Yılmaz vs. Cem Özer.)
2. Samimiyetsizlik
3. buram buram reklam kokmak!
4. böbürlenmek
5. tüketicinin zekasına hakaret etmek
6. reklamı satış değil, sanat zannetmek
7. yarışmalara dülkünlük (bknz.cannes)
8. fikir değil ürün satmaya çalışmak
9. tutatlılığı kabızlıkla karıştırmak! -aşk heyecan bekler. bknz. Madonna sürprizleriyle tutarlı.
10.araştırmalara körü körüne inanmak: tüketicinin ne dediğine değil, be yaptığına bak!
11. aşikar olanı görememek: suyun kaldırma kuvveti!
12. cesaretsizlik….
Neslihan Ercan‘a paylaşımları için teşekür ederim.
Hulusi Derici‘ye de bizi bilgilendirdiği için teşekür ederim
Twitter’ın arama kısmından yeni bir iş alanı çıkar mı?
Bugün bir arkadaşım Twitter’da “Pazarlama” aratıldığında “People results for pazarlama” kısmında benim profilimin çıktığını söyledi.
Sonrasında incelediğimde;
Pazarlama aramasının yanında Dijital Pazarlama aramasında da çıktığımı farkettim.
Sürekli pazarlama ve dijital pazarlama üzerine yazılar paylaştığım için ilk önce paylaşımların bu kısmı tetikleyebileceğini düşündüm.
Sonrasında o bölümde çıkan diğer kişileri de inceledim. Bu incelememe göre o bölümde çıkmayı tetikleyecek etkenler(bana göre);
- Bio kısmında yazılanlar
- Paylaşılan tweetler
- Takipçilerin sizi eklediği listelerin isimleri
Bu ne işimize yarayacak diyebilirsiniz?
Twitter’ın kullanımının artmasıyla bu kısım iyi bir pazarlama aracına dönüşebilir. Google’da üst sıraya çıkmak için yapılan optimizasyon çalışmalarına(SEO) benzer mantıkta bu bölümde çıkmak içinde optimizasyon hizmeti veren kişiler ortaya çıkabilir. Sonuç olarak yeni bir iş alanı doğabilir. Zamanla göreceğiz.
Dipnot : Bu bölümü sürekli olarak takip edip, kişilerin ne sıklıkla değiştini ve diğer ayrıntıları inceleyeceğim.
Güncelleme:
Twitter araması — çıkanlar
Fütürizm – Ufuk Tarhan
Cüneyt – Cüneyt özdemir
Fikirsizler – Furkan Argat (FikirSizler Başkan Yardımcısı)



