Şirketlerin müşterileri kimlerdir?
Simdiye kadar tecrübe ettigim olumsuz durumlardan bir tanesini paylasmak istiyorum;
Şirketlerin müşterileri kimlerdir?
Ortak cevap; ÅŸirkete para kazandiranlar degil mi?
Burada herhangi bır sorun yok, herkes hemfikir ancak şirketlerin yoneticilerinin gözden kaçırdığı bir nokta var.
Sirketin çalışanları da aslinda o markanın musterileridir.  (yönetici için)
Bu yüzden çalışanları mutlu etmek ve onların memnuniyetini on planda tutmak gerekiyor.
Çalışanları hem maddi hem de manevi yönden tatmin etmezseniz, onlar da sizi hiçbir zaman tatmin etmeyeceklerdir.
Ayrıca çalışanların memnuniyetinin yüksek olması hedef müşterilerin de memnuniyetini artıracaktır. (bknz: Starbucks)
Not: Çalışanlarını memnun etmeyen şirketlerin bir çoğu, şirketten hizmet ya da ürün satın alan müşterilerinin memnuniyetini de önemsemiyor.
Facebook’da önemli yenilik “Abone ol”
Facebook bu akÅŸam yeni “abone ol” özelliÄŸini duyurdu. Facebook’un ÅŸimdiye kadar yaptığı en iyi yeniliklerden birisi. Dijital Pazarlama tarafından baktığımda bana fazlasıyla heyecan veren bir yenilik oldu.
“Abone ol” hakkında detaylı bilgi(Facebook’un açıklaması);
İlginç insanlara kulak verin
En başından beri arkadaşlarınıza aboneydiniz. Artık gazetecileri, ünlü kişileri, siyasetçileri ve diğer insanları da takip edebileceksiniz. Herkese açık güncellemelerini Haber Kaynağınızda görmek istediğiniz kişilerin profilinde Abone Ol düğmesine tıklayın.
Haber Kaynağı’nda görmek istediÄŸiniz ÅŸeyleri seçin
Arkadaşlarınızın ve abonesi olduğunuz diğer kişilerin hangi güncellemelerini görmek istediğinizi seçmek için Abone Ol düğmesini kullanın. Örneğin, herhangi birinin tüm oyun haberlerini gizleyebilir, sadece fotoğraflarını görmeyi seçebilir veya güncellemelerini hayatındaki önemli gelişmelerle sınırlayabilirsiniz.
Tüm bilgiler ve hesabınızı aboneliklere açmak için;  http://www.facebook.com/about/subscriptions
SEO öldü yaşasın SSOM
Arama Sonuçları
Güncel bir yapıya kavuşuyor;
- Örnek: Deprem olduÄŸunda Google’da arama yaparsanız, tüm sonuçların yeni sonuçlar olduÄŸunu göreceksiniz.(Eskiden, daha önce olan depremlerle ilgili haberlerle karşılaşırdınız. Google’ın sonuç çıkarmadaki mantığının ne kadar deÄŸiÅŸtinin göstergesi)
KiÅŸiselleÅŸiyor;
SosyalleÅŸiyor;
Detaylanıyor;
Statik deÄŸil;
- Bulunulan lokasyona göre farklı sonuçlar çıkıyor.
- Gmail hesabına giriş yapıldığında sonuçlar tamamen kişiselleşiyor.
Backlink  stratejisi değişiyor;
- Eskiden alakasız sayfalardan gelen backlink’ler dahi etkili olurken, ÅŸuan backlinkler ciddi bir incelemeden geçiyor.
- Alakalı sayfalardan alınan artık çok daha önemli
- Sosyal ağlardan gelen backlinkler artık sıralamayı etkiliyor. (gün geçtikte sosyal ağların sıralama üzerindeki etkisi artıyor.)
- Sosyal ağlarda anahtar kelimelerinizle alakalı hesaplara sahip olmanız artık çok önemli!
Site hızı
- Site hızının sıralamaya etkisi artık çok fazla. Google müşterilerine(yani arama yapanlara) iyi bir hizmet vermek istiyor. Çok yavaş açılan siteler artık aramalarda çıkmıyor ya da çok düşük sıralamalarda çıkıyor.
Aşama aşama çalışmalar;
1-Teknik olarak oluşan hataların düzeltilmesi;
- Canonical (ayrıntılı bilgi) – Duplicate content’i en aza indirmek için bu çalışmayı yapmalısınız
- Hata sayfaları oluÅŸturmak – Sitenizde bulunmayan sayfa ve linklerde otomatik olarak çıkacak sayfa
- Duplicate content – Aynı içeriÄŸin sitenizde birden fazla yayınlanma durumu
- Kırık linkler
- Site hızınızı artıracak çalışmalar yapılmalı
- İndexlenmesini istemediÄŸiniz linkleri Google’a bildirin
2 – Anahtar kelime ve rakiplerin analiz edilmesi
3 – On Page SEO – site üzerindeki SEO çalışmalarının yapılması
- Meta taglarınızı hazırlayın
- Hedeflenen anahtar kelimelere özel içeriklerin girin
- Kaliteli bir içerik oluşturun
4 – İçeriÄŸin geliÅŸtirilmesi ve içerik stratejisinin oluÅŸturulması
- Hedef kelimelerinizle uyumlu şekilde içerik başlıklarınızı belirleyin
- İçeriklerinizi oluşturun
- İçeriklerinizi güncel olarak belirli periyotlarda yayınlayın
- PDF dosyalar oluşturun ve yayınlayın
- Videolar hazırlayın, Youtube, Vimeo vb sitelerde yayınlayın
5- Link stratejilerinin oluşturulması
- Internal link (Site içi link yapısının oluşturulması)
- Hedef kelimelerinize uygun sitelerden link alın
- Kaliteli sitelerde linkinizin olduğu basın bültenleri yayınlatın
- Kendinize rakip siteler oluÅŸturun. Bu sitelerden ana sitenize link verin
- Bknz: Madde 6
6- Sosyal aÄŸ stratejileri
- Twitter, Friendfeed, Facebook, Tumblr ve Youtube baÅŸta olmak üzere sosyal aÄŸlarda anahtar kelimelerinizi içeren url’leri alın.
- Bu sosyal ağlarda açtığınız hesapları birbirine bağlayarak etkileşimi artırın.
- Bu hesaplarda sitenizin alt sayfalarını paylaşın
- Markanıza özel hesaplar oluşturun (Bu hesapların takipçi sayısı fazla olacaktır.)
- Markanıza özel sayfada sitenizin alt sayfalarını paylaşın
- Paylaşımlarınızda “Hashtag” kullanın(Hesabınızın Twitter’da görünürlülüğü artacaktır)
- Sitenize Google+ butonu ekleyin. (Farklı gmail adreslerinizden sitenizin sayfalarını +1′leyin)
- Google+’ta paylaşılmaya çalışın (Google, Google+ ile “RealTime Search” kısmını dahi kapattı ve Google+’a çok önem veriyor. Facebook’a rakip olacak düzeyde kullanılmasa da, SEO açısından etkili bir araç olacağını düşünüyorum)
- Google’ın gmail’e giriÅŸ yapmış kullanıcılara tamamen farklı sonuçlar çıkardığını düşünürsek bu söylediklerimize ek çalışmalarda yapmak gerekiyor(Gmail hesabına giriÅŸ yapıldığında, daha önce bizim ve arkadaÅŸlarımızın giriÅŸ yaptığı ve paylaÅŸtığı siteler öncelikli çıkıyor)
Sonuç olarak;
-  Madde 6 bir çok ÅŸeyi deÄŸiÅŸtirdi. Twitter’ı uzun süredir kullanan ünlüleri Google’da aratırsanız, kendileri hakkında bir çok içerik olmasına raÄŸmen Twitter sayfaları ilk sırada çıkıyor. Google’ın sosyal aÄŸlara verdiÄŸi önemi buradan anlayabilirsiniz.
- Son yaptığım SEO çalışmalarında da emin olduğum bir şey bu; Sosyal ağ optimizasyonu olmadan yapılan çalışmalar yeterli olmuyor.
Kullanılan kaynaklar;
Dipnot.tv serüvenim
Dipnot.tv’de çalıştığım 10 aylık süreçte yaptığım ve yönettiÄŸim iÅŸlerle ilgili basit bir infografik hazırladım. (Eylül ayı itibariyle Dipnot.tv’den ayrıldım)
Markalar için Etkin Twitter Kullanımı
Webrazzi‘de konuk yazar olarak yayınlanan yazım: Markalar için Etkin Twitter Kullanımı(yazıyı okumak için tıklayınız)
Yeni projelerde can alıcı noktalar
Yeni “online” projelerde bir kaç can alıcı nokta var. Bu noktalar çok net olmazsa projenin ayakta kalması çok zor oluyor ve çoÄŸu zaman harcanan emek yanlış adımlar yüzünden boÅŸa gidiyor.
- Fark Yaratmak
Yeni bir projenin kesinlikle benzerlerinden farklı bir yanı olması gerekiyor. Bu farklı yan da insanların ihtiyacı olan birşey olmalı.
Bknz: Danışmanlık yaptığım bazı müşterilerimden “fark yaratan özellik” olarak çok sık duyduÄŸum birÅŸey;
E-ticaret sitelerinin bazılarında yan menüdeki bileşenlerin yerini değiştirebiliyorsunuz.
- Peki bu ziyaretçileriniz için gerçekten fark yaratıyor mu?
- Ziyaretçi bunu niye yapsın?
- Ziyaretçi sitenize niye giriyor? (Amacınız satış yapmak mı ziyaretçiyi sitede uzun süre tutmak mı?)
- Bileşenleri değiştirmenin ziyaretçilerinize ne faydası olacak?(Ayrıca bu değişiklikleri sayıp, raporlayan bir sistemde bulunmuyor)
–Cevap yok!
- İyi bir konumlandırma (Algı oluşturma)
İnsanlarda iyi bir algı oluşturmak bir proje açısından çok önemli. İyi bir algı oluşturduktan sonra, hizmetiniz kötüleşse dahi belli bir süre insanlar sizi terketmeyecektir.
İyi bir algı oluşturmanın yolu da iyi(ve farklı) bir konumlandırmadan geçiyor.
Konumlandırma için aşağıdaki soruların cevabı çok iyi belirlenmeli;
İnsanlar sizin sitenize;
- Neden girecek?
- Ne sıklıkta girecek?
- Sitenize hangi kesimden insanlar girecek(demografik bilgiler)
- Sitenize reklam verecek olan kişiler hangi tip ziyaretçiye hitap edecek? (Sitenize her çeşit insan mı giriyor, yoksa belli bir kesim mi? )
“iyi bir konumlandırma” bir sitenin reklam almasında da çok önemli bir yere sahip . Åžuan ziyaretçi sayısı kendilerinden 10 kat fazla olan sitelere göre “reklamdan” çok daha fazla kazanan bir çok proje mevcut.
- Gelir modeli
İlk 2 maddede belirttiÄŸim kısımları çok iyi yapmış olabilirsiniz ama projeyi yayına aldığınızda “gelir modeli” net deÄŸilse, herÅŸey iyi gitmesine raÄŸmen ayakta durmanız zor olabilir. Çünkü ilk 2 maddede belirttiÄŸim özellikler size normalden fazla maliyet oluÅŸturacak ve iyi bir gelir modeline sahip deÄŸilseniz bir süre sonra bu maliyetleri karşılayamayacak duruma gelebilirsiniz.
Tercih edilmemesi gereken gelir modeli; Reklam alarak para kazanmak
- Projeyi yayına aldıktan belli bir süre sonra reklam alarak para kazanmayı hedeflemek en yanlış gelir modellerinden bir tanesi.
Projenizde gelir modeliniz bu ise, projeyi yayına almadan önce rakiplerinizi, rakiplerinize “sürekli” reklam verenleri ve reklam ücretlerini araÅŸtırıp, çok iyi analiz etmelisiniz. İncelemeniz sonucunda para kazanmanız zor görünüyorsa projeden vazgeçmenizi öneririm. Türkiye ÅŸartlarında reklam alarak para kazanmak gerçekten çok zor bir durum. (Biz bunu Dipnot.tv’de de çok fazla yaÅŸadık)
Bu gelir modeline sahip projelerin reklam almak için ilk tercihi Google adsense oluyor. Google adsense eskiden tık başına 0,1-0,3$ verirken şimdi 10 tıklanmaya 0,1$ dahi vermeyebiliyor.
Örnek: Günlük 10 bin ziyaretçiniz olduğunu düşünelim. %3 tıklanma oranı ile günlük 300 tıklanma alırsınız. Google adsense tıklama başına 0,05 TL kazandırsa, günlük geliriniz 15 TL, aylık geliriniz 450 TL olacaktır. (Bu rakamlar hiçkimseyi tatmin etmeyecektir.)
Sonuç olarak yeni bir proje üzerinde çalışanlara, projeyi yayına almadan önce bu 3 can alıcı noktayı netleştirmelerini öneririm
Müşteriye iyi bir deneyim yaşatmak
Sabah kalktım, kahvaltımı yaptım ve gün içinde okuyacağım 2 kitabı yanıma alarak nereye gideceğimi bilmeden yola koyuldum ve her zamanki gibi adresim yine Starbucks oldu.
White Mocha ve havuçlu kekimi almak için sıraya girdim ve multinet kartımla ödeme yapacaktım. Ancak pos cihazında bir sorun çıktı ve ben kahvemle kekimi alıp, yerime oturdum. Baristalar ödemeyi alınca kartımı bana getireceklerdi.
–Buraya kadar bize ne bunlardan diyebilirsiniz.–
Oturdum ve “unmarketing(Pazarlamama)” isimli kitabı en son kaldığım yerden okumaya baÅŸladım. Okumaya baÅŸladığım sayfada Scott Stratten, müşteri deneyiminden bahsediyordu ve 20 yıldır her gün kahve içtiÄŸi Tim Hortons’u bırakıp Mc donalds’a nasıl geçtiÄŸini anlatıyordu.
Scott Stratten’ın Tim Hortons’u bırakma sebepleri;
- Kredi kartı ile ödeme yoktu, ama bu büyük bir sorun değildi. İyi bir kahve için bankaya gidip, nakit çekmek onun için zahmet değildi. (ancak kahve iyi olmazsa bu büyük bir sorundu)
- Her gün 3 şekerli kahve almasına rağmen, baristalar kahvesini ya tam karıştırmıyordu ya da tatlandırıcı koyuyorlardı. 20 yıldır her gün kahve içen birisi için de bunlar farkedilir birşeydi.
Bunlar gibi küçük hatalar Scott’u baÅŸka bir markanın kahvesini denemeye zorlamış ve Tim Hortos’u bırakmıştı.
Tam bunları okuduÄŸum sırada Starbucks’ın baristası yanıma gelerek pos cihazında bir sorun olduÄŸunu belirtti. Nakit ödemek istediÄŸimi belirttiÄŸimde de “bu seferlik ikramımız olsun” dedi.
Nakit ödemek için ısrar etsem de kabul etmedi ve ben de bu güzel ikramları için teşekür ettim.
Kötü bir müşteri deneyimini okurken, iyi bir müşteri deneyimi yaÅŸamak beni mutlu etti. Yaklaşık 2,5 yıldır Starbucks’tan kahve içiyorum. Muhtemelen 5 bin TL’den fazla kahve harcaması yaptım. Bu duruma bazı arkadaÅŸlarım “o kadar para verilir mi”  diyor, hatta bazen ben de Starbucks’a çok fazla para harcadığımı düşünüyorum.(Bazen günde 3 kahve = 25 TL) Ama Starbucks’ın sunduÄŸu hizmet sayesinde Starbucks artık benim vazgeçilmezim diyebilirim.
Markalar açısından iyi bir müşteri deneyimi yaratmak çok önemli bir nokta. İlk müşteriye iyi bir deneyim yaşatırsanız, o kişinin sürekli müşteri olmasını sağlayabilirsiniz.
Sürekli müşteriler için birer marka elçisi diyebiliriz. Marka elçileri de WOMM”un(Ağızdan ağıza pazarlama) en önemli parçalarından biridir.
Sonuç olarak markalar yeni müşteri kazanma çalışmalarının yanında müşteri deneyiminin daha iyi olmasını sağlayacak çalışmalar da yapmalıdır.
Türkiye’deki markalarını göz önünde bulundurursak “özellikle operatör markaları” bana göre yeni müşteri kazanmak için harcadıkları çabanın çok çok azını müşteri memnuniyeti için harcıyorlar. (Bknz: Operatör markalarının övünme kaynağı “kendi operatörlerine geçen kiÅŸi sayısı.. Ya sizi bırakıp, diÄŸer operatörlere geçenler? “
Twitter kullanımı üzerine tavsiyeler
Twitter’da birini takibe almak, onun sizi takibe alması için yeterli bir durum deÄŸildir.
Twitter’da beni her gün ortalama 10-15 kiÅŸi takibe alıyor ve bir o kadarı da takipten çıkıyor. Bunların hepsini takip etmak zaman kaybından baÅŸka birÅŸey olmaz.
Birini takibe aldığınızda onun da sizi takip etmesini istiyorsanız, o kiÅŸiyle iletiÅŸim kurmanızı tavsiye ederim. Takibe aldığınız kiÅŸilerin tweetlerine “sadece yazmış olmak için deÄŸil” mention atmanız önemlidir. Bu sizin için iyi bir izlenim oluÅŸturur.
Aslında sadece takip ve takipçi sayılarına takılmak çokta anlamlı deÄŸil. KiÅŸisel markalaÅŸma amacıyla Twitter’da bulunuyorsanız, takipçilerinizle olan iletiÅŸiminiz, takipçi sayınızdan daha önemlidir. Takipçilerinizle sürekli iletiÅŸimi kurduktan sonra zaten takipçi sayınızda olan artışı da göreceksiniz.
Son olarak en çok yapılan yanlıştan bahsetmek istiyorum. Bir kişiyi takibe aldıktan bir süre sonra sizi takibe almaması nedeniyle onu takipten çıkarsanız, bu sizin için çok kötü bir izlenim oluşturacak. Bunu kesinlikle yapmayın.
Åžirket web sitelerinde bilgi paylaÅŸmak
Şirketler, web sitelerinde sadece ürünlerini tanıtmak yerine ziyaretçileri için kendi iş alanında faydalı bilgiler de vermelidir. Bu şirket için çok faydalı bir hareket olacaktır.
Faydalar;
- Şirketin web sitesi, müşteriler için sadece bir afiş değil, bilgi edinebilecekleri bir yer olacaktır.
- Müşterilerin şirketin bilgisine ve kalitesine olan güveni artacaktır.
- Google’da görünürlük artacaktır.
Başarı, mutluluk, doğru adım atmak
Åžimdiye kadar ki tecrübelerime dayanarak hayatta ve özellikle iÅŸ hayatında baÅŸarılı ve mutlu olabilmek için atılması gereken “bana göre” doÄŸru adımları yazmak istedim;
Benim uyguladığım metodlardan bir kısmı;
- Her zaman planlı yaşayın
- Hızlı karar verin, hiç bir zaman kararsız kalmayın ya da karar süreniz uzun olmasın
- Planlarınızı hemen uygulamaya geçirin, vakit kaybetmeyin
- Farklılaşın, hiç kimsenin gitmediği yerlere gidin. Hiç kimsenin yapmadığı şeyler yapın..
- Cesur olun, farklı adımlar atmaktan korkmayın, zorluklar sizi yıldırmasın.
- Bulunduğunuz ortamlarda sizi bir adım öne çıkaracak herhangi bir özelliğiniz olsun. Bir çok konuda bilginiz olsun ama bir konuda en iyi olmaya çalışın. (Herhangi bir şarkıcının tüm şarkılarını bilin ya da herhangi bir alanda uzmanlaşın)
- Fedakarlık yapın. Mutlu ve başarılı olabilmenin yolunda ilerlerken fedakarlık yapmaktan kaçınmayın. (500 TL kazanacağınız bir işe giderken, 10 Tl taksi parası vermekten çekinmeyin, motivasyonunuzu üst düzeyde tutun) (Sevdiklerinize vakit ayırın gerekirse tüm işlerinizi, randevularınızı iptal edin)
- Motivasyonunuzu sürekli en üst düzeyde tutmaya çalışın, bunun için çaba gösterin. Motivasyonunuz olmadığı zamanlarda aynı konu üzerinde uğraşmayın, farklı şeyler yapın.
- Planlarınıza uyup uymadığınızı takip edin.
- İlerlemenizi raporlayın.
- Başarısız olduysanız, bunu kabul edin, yanlışlarınızı bulup, düzeltmeye çalışın.
- Hiç bir zaman, hiç bir konuda mazeretlere sığınmayın, yanlışlarınızı kabul edin
- Başarılı olduysanız, bu bir son değil, yeni bir başlangıçtır. Kendinizi herşeyin üstünde görmeyin


