Yılın en soğuk gecesinde Gaziosmanpaşa!!!!
Son bir haftadır her günün yarısı elektriksiz geçiyor Gaziosmanpaşa’da. Dün de öğle saatlerinde yine elektrikler gidiyor.
186′yı aradığımızda 19:30′da gelecek dediler. Elektrik olmadığı için doğalgaz da yok ve “son 33 yılın en soğuk gününü” yaşıyoruz ancak elektrik ve doğalgaz yok!
Neyse saat geldi 19:30′a ama elektrikler yok, 186′yı tekrar aradım bu sefer 21:30′da gelecek diyorlar. Başa da bir otomatik duyuru eklemişler oradan öğreniyoruz, yetkiliyle görüşmek isterseniz “bekleme sıranız” en az 15 falan oluyor. Yani 14 kişi görüşücek sonra sıra size gelecek, tahmini süre 1 saat.(Telefonun şarjı yetmiyor malesef)
Neyse saat 21:30′da oldu ama hala elektrikler yok, ev de iyice soğumaya başladı, iphone ve leptopın da şarjı bitmek üzere.
Aradık tekrar 186′yı son kalan %8 şarj ile.. Elektrikler sabah 07:30′da gelecek dedi yine otomatik duyuru da.
Neyse anladık bu gece elektrikler ve dolayısıyla doğalgaz gelmeyecek.
Yılın en soğuk gecesini Gaziosmanpaşa elektriksiz geçiriyor, donuyor!
Sabah 07:30 oldu, elektrikler hala ve hala yok!
Sabah 08:30, hala yok!
Bir elektrik arızası nasıl bir gün içerisinde çözülmez! Neden ya da kimin işini düzgün yapmamasından dolayı Gaziosmanpaşa 1 gün boyunca elektriksiz bırakılır!
İki Şey!
/// ALINTIDIR///
İki şey ‘Kalitesiz İnsan’ın özelliğidir:
1- Şikayetçilik
2- Dedikodu
İki şey çözümsüz görünen problemleri bile çözer:
1- Bakış açısını değiştirmek
2- Karşındakinin yerine kendini koyabilmek
İki şey yanlış yapmanı engeller:
1- Şahıs ve olayları akıl ve kalp süzgecinden geçirmek
2- Hak yememek
İki şey kişiyi gözden düşürür :
1- Demagoji (Laf kalabalığı)
2- Kendini ağıra satmak (övmek , vazgeçilmez göstermek)
İki şey insanı ‘Nitelikli İnsan’ yapar:
1- İradeye hakim Olmak
2- Uyumlu Olmak
İki şey ‘Ekstra Değer’ katar:
1- Hitabet ve diksiyon eğitimi almak
2- Anlayarak hızlı okumayı öğrenmek
İki şey geri bırakır:
1- Kararsızlık
2- Cesaretsizlik
İki şey kaşif yapar:
1- Nitelikli çevre
2- Biraz delilik
İki şey ömür boyu boşa kürek çekmemeni sağlar:
1- Baskın yeteneği bulmak
2- Sevdiğin işi yapmak
İki şey başarının sırrıdır:
1- Ustalardan ustalığı öğrenmek
2- Kendini güncellemek
İki şey başarıyı mutlulukla beraber yakalamanın sırrıdır:
1- Niyetin saf olması
2- Ruhsal farkındalık
İki şey milyonlarca insandan ayırır:
1- Sorunun değil, çözümün parçası olmak
2- Hayata ve her şeye yeni (özgün , orijinal, farklı) bakış açısıyla yaklaşabilmek
İki şey gelişmeyi engeller:
1- Aşırılık (mübalağa, abartı, ifrat)
2- Felakete odaklanmış olmak
İki şey çözüm getirir:
1- Tebessüm (gülümseme)
2- Sükut (susmak)
İki şeyin değeri kaybedilince anlaşılır:
1- Anne
2- Baba
İki şey geri alınmaz:
1- Geçen zaman
2- Söylenen söz
İki şey ulaşmaya değerdir:
1- Sevgi
2- Bilgi
İki şey “hayatta önemli olan her şey” içindir:
1- Nefes alabilmek
2- Nefes verebilmek
“Allah , iradesini hakim kılmak için yeryüzündeki iyi insanları kullanır”
“Yeryüzündeki kötü insanlar ise kendi iradelerini hakim kılmak için… Allah’ı kullanırlar. ”
” Giordano Bruno (….. – 1600) ”
/// ALINTIDIR///
Başarı, mutluluk, doğru adım atmak
Şimdiye kadar ki tecrübelerime dayanarak hayatta ve özellikle iş hayatında başarılı ve mutlu olabilmek için atılması gereken “bana göre” doğru adımları yazmak istedim;
Benim uyguladığım metodlardan bir kısmı;
- Her zaman planlı yaşayın
- Hızlı karar verin, hiç bir zaman kararsız kalmayın ya da karar süreniz uzun olmasın
- Planlarınızı hemen uygulamaya geçirin, vakit kaybetmeyin
- Farklılaşın, hiç kimsenin gitmediği yerlere gidin. Hiç kimsenin yapmadığı şeyler yapın..
- Cesur olun, farklı adımlar atmaktan korkmayın, zorluklar sizi yıldırmasın.
- Bulunduğunuz ortamlarda sizi bir adım öne çıkaracak herhangi bir özelliğiniz olsun. Bir çok konuda bilginiz olsun ama bir konuda en iyi olmaya çalışın. (Herhangi bir şarkıcının tüm şarkılarını bilin ya da herhangi bir alanda uzmanlaşın)
- Fedakarlık yapın. Mutlu ve başarılı olabilmenin yolunda ilerlerken fedakarlık yapmaktan kaçınmayın. (500 TL kazanacağınız bir işe giderken, 10 Tl taksi parası vermekten çekinmeyin, motivasyonunuzu üst düzeyde tutun) (Sevdiklerinize vakit ayırın gerekirse tüm işlerinizi, randevularınızı iptal edin)
- Motivasyonunuzu sürekli en üst düzeyde tutmaya çalışın, bunun için çaba gösterin. Motivasyonunuz olmadığı zamanlarda aynı konu üzerinde uğraşmayın, farklı şeyler yapın.
- Planlarınıza uyup uymadığınızı takip edin.
- İlerlemenizi raporlayın.
- Başarısız olduysanız, bunu kabul edin, yanlışlarınızı bulup, düzeltmeye çalışın.
- Hiç bir zaman, hiç bir konuda mazeretlere sığınmayın, yanlışlarınızı kabul edin
- Başarılı olduysanız, bu bir son değil, yeni bir başlangıçtır. Kendinizi herşeyin üstünde görmeyin
Bardağı Yere Bırakın, Düşsün!
“”Alıntıdır”"
Profesör elinde içi dolu bir bardak tutarak dersine başladı.
Herkesin göreceği bir şekilde tutuyordu ve ardından sordu: – “Bu bardağın ağırlığı sizce ne kadardır?”
- ’50 g’ , ’100 g’ , ’125 g’ diye öğrenciler yanıtladı.
- “Bardağı tartmadıkça gerçekten ben de bilemem. Ama benim sorum şu ki: ‘Bu bardağı birkaç dakikalığına tutsaydım ne olurdu?’ dedi Profesör.
- “Hiçbir şey” diye yanıtladı öğrenciler.
- “Tamam, peki bir saat boyunca tutsaydım ne olurdu?” diye sordu Profesör bu kez…
- “Kolunuz ağrımaya başlardı efendim” diye öğrencilerden biri yanıtladı.
- “Haklısın, peki şimdi ben bir gün boyunca tutsam ne olurdu?” diye sorusunu yineledi Profesör.
- “Kolunuz iyice ağrır, kas spazmı gibi sorunlar yaşardınız ve hastaneye gitmek zorunda kalırdınız!” diyerek kendi cevapladı. … Tüm öğrenciler çeşitli yorumlar yaptı ve gülüştüler.
Profesör: – “Peki, tüm bu sorunlar olurken bardağın ağırlığında bir değişme olur muydu?” diye sordu. – “Hayır” diye hep bir ağızdan yanıtladı öğrenciler.
-“Peki, o zaman kolun ağrımasına ve kas spazmına neden olan neydi?” diye sorarak öğrencilerinin kafalarında bir soru işareti yaratmak istedi. Öğrenciler bulmaca çözermişçesine düşünmeye başladılar.
Ardından Profesör: – “Acıdan ve ağrıdan kurtulmak için ne yapmam gerekir bu durumda?” diye farklı bir soru yöneltti.
Bir Öğrenci: – “Bardağı bırakın düşsün!” diye yanıtladı.
- “Kesinlikle!” dedi, Profesör.
Hayatın problemleri de böyle bir şeydir. Onları kafanda birkaç dakika tutarsın. Bir sorun yokmuş gibi görünür. Uzun bir süre düşünürsünüz, başınız ağrımaya başlar. Daha uzun düşünürseniz, artık sizi bitirmeye ve hiçbir şey yapamamanıza neden olur.
Hayatınızdaki mücadeleleri ve problemleri düşünmek önemlidir; fakat daha önemlisi onları her günün sonunda, uyumadan önce yere bırakmaktır (bardak gibi). Bu şekilde strese girmez ve her gün taze bir beyin ile uyanır ve her konuyla ve yolunuza çıkan her mücadele ile başa çıkabilecek güçte olursunuz!
“”Alıntıdır”"
Değişim
Her an, her saniye, her dakika.. herşey değişirken.. Hala uzun planlar mı yapıyorsun?
Yaptığın planlar, kurduğun hayaller….Hiçbir şey istediğin gibi olmayacak!
Herşey ya daha iyi ya da daha kötü olacak! Ama kesinlikle herşey planladığın gibi olmayacak!
plan yap, hayal kur, hedeflerin olsun, heyecanlı ol…
ancak bunlara bağlanma…bugünü unutma..bugünü terk etme..
O an bulunduğun anı yaşa.
Gelecek kaygılarının ve geçmiş yaşanmışlıklarının yaşadığın o anı bozmasına izin verme.
Ahmet Durul hocadan bir son söz;
Her şeyi garantiye almakla herşeyi oluruna bırakmak aynı şeydir. Her şeyi oluruna bırakırsan hiç bir şey ters gitmez
Bu yazıyı okuyan sevgili ziyaretçime son sözüm ve tavsiyem;
Herşeyi oluruna bırak ve bulunduğun anı yaşa…
Ne anladın? Niye öyle anladın?
Herhangi birisiyle yüzyüze karşılıklı konuşurken;
1. Düşündüğünüz,
2. Söylemek istediğiniz,
3. Söylediğinizi sandığınız,
4. Söylediğiniz,
5. Karşınızdakinin duymak istediği,
6. Duyduğu,
7. Anlamak istediği,
8. Anladığını sandığı,
9. Anladığı,
Yani insanların birbirini yanlış anlaması için en az 9 ihtimal var.
Hadi bunu bir de internet’e taşıyalım. İhtimallerin sayısını düşünebiliyor musunuz?
Siz tek bir birey olarak bir şey paylaşıyorsunuz, bunu görenler;
- Dostlarınız
- Arkadaşlarınız
- Sizi sevenler
- Sizi sevmeyenler
- İş bağlantınızın olduğu insanlar
- İş ortaklarınız
- Eski dostlarınız
- Eski sevgilileriniz
- Anneniz, babanız
- Eski öğretmenleriniz
- Patronunuz
- Çalışma arkadaşlarınız
…. Bu listeyi sayfalarca uzatabiliriz.
Sizin yazdığınız ya da retweet ettiğiniz birşeyi üstteki listede yer alan herkes farklı anlayacaktır ki bunu yüzyüze söyleseydiniz, karşınızdakinin yanlış anlaması için 9 ihtimal vardı.
Herhangi biriyle yüzyüze konuşma fırsatı varken hatta konuşurken tüm söylediklerini es geçip Twitter’da paylaştığı saçma sapan bir gönderi için;
- ne demek istedi
- kesin bana laf soktu
- kesin birşey ima ediyor (uzatılabilir liste)
diye düşünüyorsanız, işiniz çok zor. 24 saat yetmeyecektir bunların hepsini düşünmeye.
Sonuç olarak Twitter ve Facebook hesaplarımda kişisel paylaşımları tamamen bırakıyorum.
En sevdiğim hobim olan “Sosyal ağ profillerimden ve blogumdan bilgi paylaşma“‘ya devam edeceğim.
Yanlış ve Doğru
Bugün Ahmet Durul hocamla sohbet etmeye gittim. Ortaköy The House Cafe’de her zamanki yerde oturduk, o anlattı ben dinledim.
Hocamın anlattığı bir hikayeyi çok beğendim ve burda paylaşmak istedim;
Doğru ya da yanlış;
Kime göre? Neye göre? Hangi şartlarda?
Bir resim yapmış birisi. Bir açıdan bakınca genç bir kadın gözüküyor, başka açıdan bakınca yaşlı bir kadın gözüküyor.
Resimdeki genç ve yaşlı kadını sadece 10 sn, 10′ar kişiye göstermişler.
Genç resme 10 sn bakan 10 kişi asıl resimde genç kadını görmüş.
Yaşlı resme 10 sn bakan 10 kişi asıl resimde yaşlı kadını görmüş.
Hangisi yanlış? Hangisi doğru?
Hayatta böyle doğru ya da yanlışı şartlar ve durumlar belirler…
Yeni bir iş, yeni bir başlangıç
İşten ayrılalı tam 1 ay olmuş. 1 aylık süreçte bolca dinlenmenin yanında, çalışmıyor olmanın verdiği fırsatla geçen sene eş başkanı olduğum İ.T.Ü. BTZ 2010‘da da yer aldım. Açıkçası çok güzel ve keyifli 1 ayı geride bıraktım.
Ve artık çalışma zamanı. Bugün itibariyle Cüneyt Özdemir‘le birlikte Dipnot.tv‘de çalışmaya başladım. Dipnot.tv‘de Dijital Pazarlama Sorumlusu olarak çalışacağım. Cüneyt Özdemir‘le çalışacak olmak açıkçası çok büyük bir şans ve fırsat oldu benim için. Bu fırsatı da çok iyi değerlendireceğime inanıyorum.
Şuan için başka söyleyebileceklerim; çok heyecanlıyım
ReklamStore’dan Özür Diliyorum.
Geçen günlerde Friendfeed’te Reklamstore’dan ödeme alamadığımı ve bu konuda gönderdiğim ticketları da cevaplamadıklarını belirttiğim bir feed atmıştım. Bugün içerisinde ReklamStore kurucu ortakları benimle iletişime geçtiler ve ödemeyi yapmış olduklarını belirttiler. Sonrasında banka ile görüştüğümde de ödemenin yapıldığını farkettim.
Bir çok sitenin SEO çalışmaları yaptığım için günde 15-20 EFT yaptığım ve aldığım zamanlar oluyor. Bu mazeret değil tabiki ama yapılan EFT’yi görmememin nedeni hesabıma çok fazla EFT gelmiş olması. Hesabıma Reklamstore tarafından gelen EFT’den haberim olmayarak yaptığım yanlışı kabul ediyorum ve ReklamStore’dan özür diliyorum.
ReklamStore’a başarılar diliyorum.
Philips Dünya Kupası Organizasyonu
Dünya kupasının açılış gününde Philips’in Bersay iletişim’de çok güzel bir organizasyonuna katıldım.
Organizasyon’da eksik birşey varmıydı derseniz, gerçekten hiçbir eksik yoktu.
Girişte herkese istediğim takımın orjinal formasını verdiler. Sonrasında benim gibi çok acıkmış olanlar için pizza’lar geldi
. Muhtemelen tüm videolarda pizza yerken çıktım ben
) (çok açtım ama
)
sonrasında maçı izlemeye salona girdiğimizde her tarafta oturmak için armutlar ve futbol topları vardı. 3 tane plazma ekran’dan da maç gösterildi.
Gerçekten çok güzel bir organizasyon oldu, düzenleyenlere ve Philips’e çok teşekür ederim
Final maçında tekrar görüşmek üzere
)
